17 Ocak 2014

İki yol vardı önümde, içimden geçeni, merak ettiğimi bir kenara bırakıp diğerinden gidiyorum, soğuk. Soğuk işliyor iliklerime kadar ve ay ışığının altında yalnızım.
Bir şehre gidiyorum, kimse yok. Fırından ekmek kokusu geliyor, biraz ısınma umuduyla içeriye giriyorum, yine soğuk, taze ekmek bile soğuk ve içeride yine kimse yok.
Uyanıyorum gecenin bir yarısı. Yine elime yüzüme bulaştırmışım, yine lanet bir yalnızlıktayım.
Sabah oluyor. Diğer yolu bulmuşun galiba…

15.10.2013

Elimde bir kızın kafası durmuş aynaya karşı gülümsüyorum. Yaptığım katliamın ganimeti elimde, üstüm başım kan içinde. Güzel bir kılıç asılı kapının yanında çividen, üzerinde pıhtılaşmış kan. 

Duş alıp hastaneye doğru yola çıkıyorum. Aklımda sadece bir oda numarası var, 568. Odaya girip huzur içindeymiş gibi uzanan adamın yanına gidiyorum ve hayata attığı çipanın da fişini çekiyorum. Son nefesini duyduktan sonra çatıya tırmanıyorum.

Çatıdan şehrin ışıklarına bakıp aşağıya doğru işiyorum. 

Rüyada işemek ne kadar kötü bir duygu, öyle ki uyanınca “Yoksa?” diyorsunuz. Açıkçası yatağı kontrol edip sonra tuvalete gittim.

Yatağa geri döndüğümde hala rüyanın tesirindeydim.

9 Temmuz 2013

Hayat bir parkur gibi serilmiş önüme. İnsanlar gidiyor üzerinde, hızlısıyla yavaşıyla. Koştura koştura gidiyordum bense.
Ay ve Güneş’in kedi fare gibi kovaladığını gördüm birbirlerini.

24 Haziran

Lise sıralarında otururken nefret ettiğim fakat sonradan sevdiğim Metin hocam ders anlatıyordu tahtada. Sıra ufak geliyor etrafımda 3 tane cocuk oturuyor. Hoca bana soru sordu, trigonometriden, ki bana öğrettiği ilk konuydu. Kalktım yaptım.
Evde, masamda oturuyorum, önümde ders kitapları ama dosdoğru duvara bakıyorum.
Bi sıcaklık basıyor, uyanıyorum sonra.

13 Haziran 2013

Arkası boş çukur gibi bir şey olan bir amfide ders görüyoruz, yanımda O var. Kim olduğunu bilmiyorum ama öyle bakıyordu ki bana O’ydu yani başkası öyle bakmaz.

Böyle şehirler arası yoldan çıkan bir ara yolun yanındaki arsadayız Osbabam’la, Arsa için bakınıyoruz işte, Yanımızda bir araba duruyor ve saati soruyorlar.

Gözlerim kapanıyor, açıyorum karşımda pasta, tek bir mum. Pasta meyveli, kardeşim çok sever benim aksime. İki kişilik servis var ama benden başka kimse yok.

Bir de penceremin dışındaki kuş inatla ötüyor sabahın köründe ağacın üstünde. Küfrede küfrede uyandım işte.

9 Nisan 2013

Gölün üzerinde sandal ile yavaşça gidiyorum. 

Sonra birden bi yatakta duvarın diğer ucundaki arkadaşıma bakıyorum

Yanında bir kız var

Odaya bir başka kız geliyor, benim yatağıma giriyor.

Hava kararıyor,

Boş bir avmdeyim, top havuzunda bir çocuk görünüyor.

Sonra bir sokak, köpekleri kovalıyorum.

Derinden bir ses geliyor, alarm sesiyle uyanıyorum.

25 Aralık 2012

Eve giriyordum yeni dönmüşüm, elimde valizler finallerden sonraki ilk uçakla gelmişim. 

Annemle uzunca sarıldıktan sonra birbirimize babama döndüm ve “Valizlerini boşuna boşaltma” dedi ve elindeki bilgisayar çıktısını gösterdi. Bana aldığı Kanada biletleriydi.

Toronto’ya vardım ve havaalanının önünde araba çarptı.

Ev arkadaşım bağırıyordu “Hadi uyan derse geç kaldık!”.

Yine derslerdi içine sıçan her şeyin.

darbeler birbirini  kovalarken peşisıra onun içindeyken durmuştu zaman, gülümsediği an ise bitmişti zaten kum saatindeki hava, hayata tekrar gelir gibi bir orgazm zinciri yaşadık, ve ben sanki ne acelem varsa uyandım.

8 Temmuz 2012

Sevdiğim kadını gördüm rüyamda, tüm gece terler içerisinde döndüm durdum yatağımda.

Elleri avuçlarımdaydı gözlerinin en dibine bakarken, ruhumu harcıyordum damla damla her saniyesi için.

Kar tanesinin bir buluttan ayrılırken çıkardığı ses kadardı sözlerimiz, ama bir gök gürültüsünün ötesindeydi kalp atışlarım.

Sen gitmeye başladın, o kadar uzun sürdü ki gitmen başlangıcında bile ruhum yaşlandı.

"Dur!" dedim arkandan "Daha sevişmediğimiz duygularımız var içimizde!".

"Aklın fikrin seks amına koyim ondan gidiyorum ya" dedin, tüm rüyanın içine ettin zaten.

Bi uyandım sabahın körü “Ebeni sikeyim senin kadın” diyip geri yattım.

8 Mayıs 2012

Alelacele bir yerlere koşuyorum, amaçsız ama, ya da ben bilmiyorum henüz. Arkadaşlarımı görüyorum oturmuşlar bir masada, beni görünce hepsi küfretmeye başlıyor “Nerdesin amına koyayım bekle bekle ağaç olduk.” vs. Gülüp geçiyorum yanlarına oturuyorum.

O da orada, ama adını, kim olduğunu bilmiyorum, orada sevdiğim kız oturuyor onun farkındayım sadece. Elini uzatıyor el sıkışıyoruz, Sonra bir anda koşturmaya başlıyor elimi bırakmadan.

Rollercoster vari bir şeye biniyoruz oturuyoruz yan yana. İneceğimiz yere geldiğimizde sarılarak, saçlarını üstüme atarak “Aiyy aşkıım bir daha yapalım.” dediğinde şaşırıyorum bana mı dedi diye.

Sonra güzel bir koku geliyor saçlarından ve yüzünün değişmiş olduğunu görüyorum, yine sevdiğim kızın kendisi ama o değil, başka bir şahıs yani.

Sonra “Noluyo amk?” diyerek uyandım.